17 July 2007

işte bir doğumgünü gecesi

18 temmuz ...
ecenin doğum günü...
mısranın ecesinin pelinin zeycanın doğumgünü
peşisıra sürgünlerin

18 June 2007

ordasın dimi

bu yanlızlık duygusu bana senden emanet kızıma

her dokunuşumda senin bana dokunamayışlarını düşündüm

koyun koyuna yatarken onunla seni daha çok özledim

daha çok ağladım yaşayamadıklarımıza

seni özlemeler çare değil biliyorum

anılarımız yok yeniden yaratamam anlıyorum ...

evet senle birlikte yaşlanmıyorum ama

kızımla büyüyorum annemin kızı değil kızımın annesi oluyorum ...

acıya alışmak gibi birşey uzaklığa alışmak

nefesini tutup sığ sulara dalmak

narkozsuz ameliyat masalarına yatmak kaybettiğin çocuklara bir kumsalda rastlamak ...

sen varsın uzakta da olsan ,

ayrı da olsan sen varsın

yıkarken kızımı banyoda ,

patlatmaya kıyamadığım köpüğün içindesin

gecenin bir vakti söndürmeyi unuttuğum lambasın

okuduğum kitabın ayracı

süründüğüm parfümün vanilya kokusu

dibi tutmuş cezvedeki inatçı lekesin

sen varsın gözlüğümün köşesi gibi

çenemde çıkan aykırı tüy gibi

yazmaya korktuğum şiirler gibi

rüyaya yattığım geceler gibi sen varsın ...

dimdik duruyorsam hayata

varlıktan çok yokluğu seviyorsam

sahip olmaktan çok paylaşmayı

günlerini en uzununu yaşıyorsam

yazların en sıcağını ...

azsam özsem

dipdibe isem hayatla sen varsın ...

ordasın di mi 3.5.2005 10:52 ankara p.o.
Pelin Okumuş Baş


24 ocak 2003

Saatlerdir bebeklerle ilgili bir sürü sitede dolaşıp durdum .Pek çok yerli yersiz şey okudum .Tam yatacaktım .Aklıma bir cümle geldi .
'Bendeki derin yalnızlık duygusu sanırım annemden yadigar'.
Annem bir köy öğretmeni imiş bana hamile olduu sıralarda ,babam da başka bir köyde öğretmen . Hal böyle olunca annem sanırım ben karnındayken pek çok yalnız ,kaygılı hatta korkulu geceler yaşamış tek katlı köy evinde.
İşte bu yüzden hayat hep bazılarına daha ıssız...
p.o

30 mayıs 2003

30 MAYIS CUMA
Bugün kızımla birlikteliğim tam 9. ayına(hamile terminolojisinde 36. hafta :)) giriyor. Ne kendime ne de kocaman şişmiş göbeğime inanamıyorum. Haftaya doktora gideceğiz ,sonraki haftaya doğum .Evdeki bu sessizlikle ,öğle uykularımla ,gece boyu okunan kitaplarla sanırım vedalaşmam gerekecek . Yerine hiç bilmediğim bir dünya...Evet ne kızım ne ben bu dünyayı tanımıyoruz ;birbirimize yeni hayatımızı öğreterek büyüyeceğiz.
9 ay genel olarak keyifli geçti. 35. haftaya kadar enerjim benimleydi ve ne çıkrıkçılar yokulu kaldı tırmanmadığım ne ankara kalesi.Kızımla Bursaya gittik ;Mevlanayı ziyaret ettik;Mudanya'da balık yedik ;Hatay -Harbiye de şelalere para attık ;İstanbul'u talan ettik ...Bunları yapmak ,bunları onunla ona rağmen yapmak çok güzel bir keyifti.
Hamileliğim son haftalarda ayaklarımın 2 numara büyümesi ve ayakkabı terlik sorunu hariç genel olarak iyi geçti.Tabi bu konuda Sabrinin desteğini asla unutamam .
Göbek büyüdükçe geceleri yatmak sorun halini almadı değil. Ben ,sosis,mısra ve sabri yatağa sığmak için epey çaba harcadık.En iyi pozisyonun sosisin sabrinin göbeğine doğru kıvrılması ,benimde çevremde 4-5 yastıkla sabriye dönmem böylece kızın da babasına sarılma durumu olduğuna karar verdik .
Böylece 4 kişilik bir aile oluyoruz. 1991 de ben ve sabri kendi küçük dünyamızda dönerken hiç bugünleri hayal etmemiştik .Her ikimizde ailelerimizden yardım almadığımız için kendimiz çalışarak okuyorduk. Bir kitapta okumuştum ;Milane Kundera idi sanırım; 'yeryüzü tarafından tükürülmek ' işte tam öyle bir özgürlük halimiz vardı hayata karşı.O tenis dersi verdi en az günde 7-8 saat , ben anket yaptım Erzurum ,Erzincan ,Sivas vs. demeden .Aile değildik ama dayanışma halindeydik ,sırtımızı birbirimize dönmüş dünya ile savaş halindeydik bir bakıma .

Neyse çok zaman geçti. İşlerimiz ,paralarımız ,evlerimiz ,eşyalarımız ,kariyerlerimiz oldu. Ama ,sanırım en önemli sahipliğimiz mısra ile hissettiğimiz 'aile ' duygumuz olacak ... Kalabalıklaşmak ne güzel bir şeymiş !!!Sanki hayata daha güçlü adımlarla ilerliyoruz ...
Kızım artık herşeyi duyuyor anlıyor ,hatta sosisle iletişim halindeler bence . Umarım herşey yolunda gider ve bu kez iki kere iki mutlaka dört eder.

mısranın ilkleri

Bebeğimin İlkleri

İlk Gülücüğü:Anneye attı.temmuz sonu.................................
İlk Kez Hareketleri Görmeye Başlaması:......Teyzeyi takip etti.
İlk Mırıldanışı:..........................................
İlk Kaprisi memeye küstü :..............................................
İlk Banyosu:.nuran hemşire ile yapıldı 19 haziran 2003...........................................
İlk Saç Kesimi:11 aylık annesi yaptı.......................................
İlk Tırnak Kesimi:cemile kesti.haziran ayı sonu...................................
İlk Dışarı Çıkışı:hastaneden çıktığı gün 8 haziran 2003......................................
İlk Oyuncağı:çıngırak.........................................
İlk Emeklemesi:.....................................
İlk Düşüşü:............................................
İlk Yürüyüşü:.........................................
İlk Kelimesi:..........................................
İlk Arkadaşı:can-boran.........................................
İlk Tuvalet Alışkanlığı:2 yaş...........................
İlk Diş Çıkarması:.................................
Sevdikleri-Sevmedikleri...
Yemekler (sevdiği):makarna-yoğurt. çorbası..........................
Yemekler (sevmediği):tavuk.......................
Meyveler (sevdiği):çilek kiraz...........................
Meyveler (sevmediği):.......................
İçecekler (sevdiği):çilekli süt..........................
İçecekler (sevmediği):......................
Oyuncaklar (sevdiği):at.......................
Oyuncaklar (sevmediği):...................
Notlar...
İlk Doğum gününden:.......................
Komik Tarafları:..............................
Diğer:....

mısra 17 günlük

ANNENİN DOĞUM YAZISImerhaba;30 haftalik ,35 haftalik derken 37 . haftada yani bundan 17 gün önce dogumyaptim .O günün ilginç yani doktoruma gün almaya gitmistik ve 13 içinsözlestik. Ben tüm tanidik ve arkadaslara 'Ayin 13 ü saat 7:15'te Güvenhastanesinde dogumumuz var !!!Bekliyoruz' diye mesajlar attim ;esim debenden heveslendi patronu dahil herkese bu mesajlardan yolladi . Çok öncedenhazirlamis oldugum hastane çantami herseyi birkez daha yikamak ve yenidenyerlestirmek amaciyla bosalttim ,gece teyzemler bizdeydi dogumla ilgilisohbetler falan yaptik,12 haziran benim yasgünümdü kizimin yasgünü bendensonra olursa benim ki atlanmaz diye cin fikirliligimi beyan ettim .Yalniz ogece bebek karnimda olmadigi kadar hareketli idi. Hatta köpegim sosisaylarca kucagima çikamdigi halde o gece hep kucagimdaydi .Neyse misafirlergitti ,ben yatagin ucuna kivrildim beyaz show seyrederek uykumun gelmesinibekliyordum bu arada esim kavun kesti onu yedim derken birden korkunç birsanci oldu ve su bosaldi .Tabi benim aklima dogum olayi hiç gelmedi 'eyvah dedim artik tuvaletimi tutamiyorum vekavun gaz yapti 'Hemen tuvalete kostum ,üstüüm basimim temizledim tekraruzandim ki yine siddetli bri agri ,yine su bosalmasi .Esim doktoru arayalimdedi.Ben karsi çiktim .'Ne de olsa gaz sancisi idi ve elbet geçecekti.' Birsaate yakin sürdü bu döngü en sonunda gelen suyun pembe oldugunu farkettim,agridan ayaklarim titremeye basladi .Esim de hemen doktoru aradi .On dakikasonra hastaneden bulusmak üzere sözlesildi. Esim önce köpegi sonra beniarabaya götürdü Ailece Güven hastanesinin yolunu tuttuk. Ben hala dogumhavasinda degildim .Agri kesici falan vurusup dönecegimi düsünüyordum.Doktorum kapida karsiladi . Yaninda anestesi uzmani .Sonrasi malum odayaçikarildim ,kesilecek yerler traslandi ,soyuldum giydirildim.Tüm bunlarolurken esim arabayi parketmeye çalisiyordu. Ben de doktorla epiduralsezeryan konusunda pazarlik halindeydim ki ;doktor bebegin içerde tehlikedeolabilecegini ve sinyal verdigini söyledi .Henüz aileden kimsenin haberi yoktu esim bile ortalarda degildi.Hem korku hem aci ,hem aylardir yaptigim dogum hazirliklari ...Yokkameraya çekecektik ,esim de doguma girecekti ,saçim mutlaka yapili olacakti!!!Hepsi silindi.En son ameliyathane yesil önlükler ve hala dogumuertelemeye çalisan kendimi hatirliyorum. Uyandigimda minicik birseyyanimdaki küçük yatakta yatiyordu.7 hazirandan gece saat 2:27 de kizimdogdu.2.570 gr ve 45 cm . Sanirim acele ettigi için biraz daha küçük.Ayrica tüm planlarimizi altüst ederek hayatimiza kendi istedigi saat vetarihte dalmasi da ,ilerde basimiza neser örebileceginin bir göstergesisanirim :)))O sabah yürüdüm ,kolidorda turlar attim .Bebegimi emzirmeyi ögrendim .Ertesigün saat 10 da da hastaneden çikisimizi yaptik.Simdi evdeyim .Bebek ,köpek,anne ,baba olarak yeni düzenimize ayak uydurmaya çalisiyorum.Dogum sonrasibeni kutlayan ve arayan tüm arkadaslara sevgilerVE SEVGILI HAMILELER .BENIM GIBI DOGUMDAN KORKAN ANNE ADAYLARI .VALLA DISÇEKTIRMEK DAHA ZORDU .UMARIM HERKESIN HERSEYI YOLUNDA GIDER HERKES BIRÇIRPIDA DOGURUP PRENS/ PRENSESINI KUCAGINA ALIR . pelin &17 günlük misrasi

13 ocak 2003-kızımdan haberler

16 hafta yaşındayım ve dün sosis adı verilen canavar bana patileriyle vurdu.Ben de ona elimden geldiğince karşı koymaya çalıştım ama bu köpek sanırım benden epey büyük .Onu benim giysilerimi kurcalarken ya da oyuncaklarımı saklarken görüyorum çoğunca .Bakalım ben evde saltanatımı ilan edince ne yapacak ? Annem onu 'oğlum 'diye seviyor .Hoş değil tabii. Hemen babamı bu konuda kafaya almam lazım . Sıkıntıdan parmağımı emmeye başladım, çok tatlı bir şey bu…Az daha boyumu söylemeyi unutuyordum, ben tam 16 cm. oldum ve 135 gr. Bir de babam görmek istiyormuş, o da doktora gidecek annemle, beni bir makinenin içinden görecekler, onlar için hareket edeceğim.Annem cumartesi gecesi babama yaşgünü kutlaması yaptı ve şarap denen enfes bir içecek tattım böylece ,annem çakırkeyif ben sarhoş cine5 de fantazi tv seyrederken uyuyakalmışız .Annem benim her türlü gelişimime özen gösteriyor sanırım :) Babamın bir sonraki yaşgünü ne zaman acaba ya da şarap denilen şeye nasıl ulaşabilirim en yakın zamanda ?
mısra

9 haziran 2003

Pelincim,

Haberi alınca çok sevindik. Sana geçmiş olsun diliyorum ve gözün aydın diyorum. İnşallah sağlıklı, huzurlu büyür ve hayırlı bir evlat olur. Çok iyi birer anne baba olacağınızdan eminim. Sabri'ye de ayrıca yazdım. Selamlar, bol dinlenmeler.

Adil Tan


10 haziran 2003

herkese merhaba
evet yafruladım 2.5 kiloluk bri tosunum oldu ...cumayı cumartesiye bağlayan gece 2:27 itibariyle artık anne adaylığından anneliğe terfi etmiş bulunuyorum
kızım beklediğimizden ve de en önemlisi yaşgünümden erken gelerek hayatımıza örebileceği çorapları gösterdi :)
beni arayan ve mısrayı öpen herkese teşekkürler
ayrıca hamileliğim boyu katlandığını kaprislerim ve aş erdirmeleriniz için (leyla sultan-çilek_ ,metin_baklava _ ve nusret abiye özellikle ) ,trenle ilgili hatırlatmaları için levente ( kondüktör tatar mıydı hatırlamıyorum ama kızım çekik gözlü),hep yanım da olan satı'ya (bazı yumuşak dönüşleri olmadı değil ama kaz yanmadı hiç ),desteğini hep hissettiğim berlin'e,sedaya ve tabiki nusret abiye , bahçesi,ne yeni bri mor salkım dikecek olan fikret babaya çok teşekkürler ...
sizi seviyroum
(bir süre nette olamayacağım
beni ya günlük mail ya no mail ya da ne bileyim öyle bir moda getirirseniz sevinirim (narkozun etkisi ile feleğim şaştı )

öğleden sonra hepinize bu gibi lohusa şerbeti benden
bi de bebek şekeri
görüşmek üzere
pelin

07 Haziran 2003 Cumartesi 17:02

Sevgili Listem ;

Pelin ile anlasmistik... Doguma giderken bana cep mesaji verecekti ve hastanede bulusacaktik...
Dun gece Pelin'den "13 Haziran'da doguracakmisim , bilgin olsun" seklinde bir cep mesaji alinca gonul huzuruyla cep telefonumu kapatmistim...

Sabah kahvalti yaparken cep tlf mu acar acmaz , bir mesajla karsilastim :" Ben dogurdum" seklinde ve mesaj saati sabah 6:30...

Hemen solugu hastanede aldim... Misra kucucuk ve cok tatli... Pelin de hormonu cekilmis patates gibi... Hepinize selamlari var... Cepten ulasip mutlulugunu paylasirsaniz cok sevinir...

Pelin'in cep tlf : 0532 6256707

Isik ve sevgiyle...


Levent Bilgin
http://www.huznukomik.net/
Ozgur ve Ozgun Sanatlar Platformu

7 haziran 2005

gece uyuyamadım ... seni düşündüm .birlikte geçirdiğimiz haftaları ,seni merakla özlemle bekleyişimi ,son gecemizi ,son gecemizde bana ne kadar çok dokunduğunu belki kendince veda partisi verdiğini ...
o geceki gibi oturdum bekledim seni gece birde baban hastaneye taşıdı bizi ,2:17 de sen benden ayrılmış dünya ile bütünleşmiştin ... seni hep herkesten kıskandım ,dokunmasınlar öpmesinler , başkasına gülücük atma istedim ... olmaz ki hep denir ya güzellikler paylaşıldıkça çoğalır... zor da olsa paylaşmaya alıştım seni babanla bile:) içimdeki çekirdeğim tanrının en güzel armağanı bukle saçlı kızım güzel gözlü ceylanım öpmeye ısırmaya koklamaya doyamadığım... sabun köpüğü gibi geldin kondum ömrüme öyle hafif öyle şeffaf öyle yumuşak ... senden yüksek kariyerler yüksek okullar yüksek dereceler beklemiyorum (tabi olsa itiraz etmem) mutlu ol ,kendin ol ,ruhunu güzel tut isterim kelebeğin dokonuşunu hisset çiçek açtığından mutlu ol beslenmendeki keki arkadaşınla paylaş ağlayana mendil ver düşen arkadaşının elinden tut kaldır özlemeyi ve beklemeyi bil isterim koş ama kimseye çembe takma yüksel ama kimsenin üzerine basma sev ,cesaretle bilgiyle hayranlıkla sev herşeyi isterim ... her zaman ve heryerden 'benim kızım böyle olmalı 'diye seni izleyeceğimi ve hissedeceğimi bil ... iyi ki doğurdum iyi ki varsın ...

üflediğin mumlar hiç sönmesin

annen


12 June 2007

Dün uyuturken seni kucağımda 4 yıl önce aynı saatlerde neler yaptığımızı anlattım sana ....
Karnımda su dolu bir balonda yaşadığını ,büyüdükçe yerinin dar geldiğini ,karnımda hareket ederken kafanı dirseğini hissettiğimi ,ayaklarınla idrar keseme baskı yaparak beni tuvalete mahkum ettiğini (bunu anlatırken cevabı şu oldu ;çok eğleniyordum o zaman dimi),sonra yerine sığamayıp dönmeye çalışırken hop balonu patlattığını ,hemen doktora gittiğimizi anlattım ,bir doğum masalı ...
mışıl mışıl uyudun kucağımda...
Saat 2:17 yi bekledim doğum saatini .Minicik cüssenle beni yeniden doğuruşunu .Özene bezene hazırladığım bebek şekerilerini...Minik hayat kostümlerini onların sana büyük gelişini ...Altını bağlamaya korktuğum anları ...Kel ve kaşsız kırmızı yüzünü ...İlk emzirme heyecanımı ... Kendime güvensizliğimi ...
Üniversite sınavına çalışır gibi çalıştım sana ...Her gece internet başında okudum notlar aldım seni tanımak için ishalse ne olucak ,hıçkırırsa nasıl duracak ,evdeki köpekle etkileşimleri ne olucak ,hangi haftada saçı çıktı hangi haftada kafasını kaşıdı...
Zeytinyağlarla yağlayıp sardım seni ,tenin güzel olsun diye...
Kirpiklerini bademyağladım uzasınlar diye ...
Senle konuştum şiirler okudum sana ,hayatımı anlattım annemi babamı yaşadıklarımı yaşayamadıklarımı ,hayata yalan kendime doğrularımı ,eski aşklarımı ,herşeyimi anlattım sana ...
Sen ki içimdeki uçcuz bucaksız yanlızlık duygusunu örtmüştün minik ellerinle ,içimdeki mucize idin herşeyi bilmeliydin bu yüzden...
Güldük ,oynadık, kustuk, ateşlendik ,yanyana krozetlere oturup çiş yaptık ,saçlarını taradık birbirimizin ,piknik yaptık, tavır aldık ,kurabiye pişirdik,tost yaktık ,arkadaş bulduk , maceralarımızı anlattık ,denize girdik ,ata bindik , su yuttuk ,para kazandık (ilk kazancınla beni sinemaya götürdün ),acılar yaşadık ,gözyaşlarımız karıştı birbirine ,bakıcı savaşlarıma ortak oldun ,herşeye direndik ve ayakta kaldık ...
neler neler yaptık senle ve bunlar yapacaklarımızın sadece başlangıcı...
koskoca bir ömür var önümüzde rengarenk pırıl pırıl istediğimiz desenle kaplayabileceğimiz ,çok seveceğimiz çok sevileceğimiz elele koskoca bir ömür ...
sana daha çok hayran kalacağım ;kızmalarına ,tafralarına bıyık altından güleceğim ,sen kötü annesin dediğinde ;evet daha da kötü olmak istiyorum -yardım eder misin ,diyerek seni şok edeceğim bir ömür ...
parçalarının tam olmasına dua ettiğim birlikte tamamlayacağımız bir puzzle...
kızım ...
badem gözlüm ...
bal dudaklım ...
düğme burunlum...
bebeğim...
annem...
soyağacımın başlangıcı ...
ömrümün tacı ...
bir mısra boyu maceram ...
hoşgeldin tekrar

GURURLA SEVGİYLE AŞKLA ANNEN...
PELİN
7,6,2007

09 December 2006

Misracigim;

Oncelikle sunu soylemeden gecmeyecegim Seni cok cok cok SEVIYORUM , SEVIYORUZ.!!!!!!!!.

Iyi ki dogdun!!!

Su ana kadar ki omrumde sevginin , sevmenin, sevilmenin ne gibi hissedilebilecegini ne gariptir ki en yogun sekliyle senden ogrendim..

Ikizler burcunun " supriz " oldugunu bilmeyen yoktur. Annen gibi sen de ayni taddasin. Cok keyifli, inanilmaz duyarli, gozlemci ve dusuncelisin.

Bu yasinda bunlari yapabilmeni hayretle izliyorum.Her biri omrun boyunca gerekecek.Annen cok hisleniyor bu nendenle. Sen de de ayni seyleri goruyorum.

Bana sevgini o kadar net ifade ediyorsun ki gunumuz insanin en buyuk eksikligin bu oldugunu bilince senin ile umudum her an tazeleniyor.

En zorlu diye bilinen 3 yili geride biraktik.Geriye sardigim da zamani DEGISMEYEN TEK SEY KUCAGIMDA ANNNIN TABIRIYLE "KOALA" KONUMUNDA olman.

Sembolik olarak cok kisa surecek bu keyifin tadini ben cikariyorum. Tum yorgunluklarimi kirginliklarimi hayata dair zorluklari o an unutup gidiyorum Cok buyuk bir guc kaynagisin.

Bilemezdim bunca guzel olacagini ve sen bunu yasattin ve yasatiyorsun , bizlere; annene ve bana.

Cok guzel arkadasliklarin var. Arkadaslarin var..Cevrenizdeyiz silerin. Yine dostlarimiz var, yeni teyzeler amcalara var....var sayende heosi var ve buyuyruz....

Disney deki arkadaslarin seni ozluyor, Sen icinde disinda kim varsa ozluyor , cagiriyor, davet ediyor, gidiyorsun onlara. Buyumuusun gbi tavarlarin olgunca....
Kimi zaman kendimiz o kadar yalniz hissediyrouz ki seni gorur gormez gidiyor tum yanlizliklarimiz.


Sadece buyumuyorsun buyutuyorsun da .
Buyumeye buyutmeye devam edecegin inacimizla ......

Iyi ki dogdun.Aramizda sin.
BABAN.

09 November 2006

maddeler

atakuleden ayrılıyorum
bir çarpı atıyorum elimdeki listeye
eski saat verildi tamire ...
bu hafta 5 madde iş kaldı yapılacak
yapılması gerekenler ...
ve yapılmaması gerekenler ...
arada kalan birşey yok
35 yaşındayım
belki de tüm hayatım maddelerden oluşuyor
-meli ,-malı
-memeli ,-mamalı
sanırım biraz yoruldum
geçen hafta bir medyuma gittim
belin bükülmüş üstlendiklerinden dedi...
üzerine para verdim de ben bunu biliyordum ya
yorgunum, zorum sanırım evet çoğunlukla mutsuzum
korkularım kabuslara dönüşüyor ...
dün gece kötü rüyalar gördüm
pis otel odaları ,çıkmaz sokaklar
kısır döngüler sarıyor heryeri içiçe geçmiş döngüler
birbirini öldüren tüketen maddeler
garip çok garip
yağsız tuzsuz diyet yemekleri gibiyim ...
bir efkar bir yağmur
'memleket mi yıldızlar mı ''hayallerim mi daha uzak
kayın yok ,koca bir çöl olmuş ortalık
olmayan kayının olmayan arkasında pencere de yok
veya da
''çağırsam gelmez idin
öldüm yasa mı geldin''

gittiğim beğendiğim oyunlar

*selanik'ten anıtkabire...;Atatürk bir oyuna sığmaz elbet ,Ama söylediği bzı sözler ne zaman nasıl hangi olayla söylenmiş ....güzel bir oyundu bu anlamda
*hayatı yaşamak ;çok beğendin mi derseniz ,çok beğenmedim.ama karakterler ilginçti.
*modigliani ;bir ressamın aç ,umutsuz hayat hikayesi ...güzel bir oyundu
*kendime kıyamam ;kesnlikle karı koca gitmeli ,çok eğlenirsiniz ...
*sandalım kıyıya bağlı ;çok kalabalık kadro,keyifli bir oyun
*buzlar erimeden;dakikalarca ayakta alkışladık daha ne olsun.süper performans

mercimek-2

dün kreşte konuşmuşlar ...
neden burnumuze mercimek sokmamalıyız
sonra ingilizce dersine girilmiş...
akşam kreş çıkışı mısra çok kızgın ,homur homur....
mineyi sevmiyorum artık nazanı sevmiyorum okula gitmeyeceğim
falan falan ...
son cümle şu
'zaten morisin dersinde 2. mercimeği de çıkardım'
nasıl yani dedim
2 mercimek koymuştum burnuma dedi ...
ya bu çocuk burnunun temizlenmesinden dokunulmasından nefret eder ,sadece ıslatılmış peçete ile burnunu temizletir nasıl oluyor da böyle tehlikel bir merak sardı anlamadım
umarım 3 . mercimek seferi yaşamayız

mercmek-1

yok yok mercimeğin faydalarını anlatmayacağım...
zamanında çok dinledik o hikayeleri
bu mercimek başka mercimek...
dün gece mısra ile kolye diziyoruz ,baktım burnu tıkalı
peçete fıs fıs operasyonu
bir baktım burnundan mercimek çıktı,kırmızı ...
noldu kızım dedim bu ne
anne dedi çiçek yaptık kreşte mercimekten
meraktan bir tanesini de sokmuş burnuna gizlice
kim yaptı dedim ,örgütsel bir faaliyet değil bireysel girişim
başka yapan var mı dedim yok ,hani varsa başka yapan arayıp haber vericem anneye ...
yok dedi sadece ben yaptım
yemedği fırça kalmadı ,hatta korkuttu burnunu keserler faalan diye
benim anlamadığım bu çocuk yaklaşık 1.5 yıldır boncuklarla içiçe hiç böyle şey olmadı
neden böyle oldu anlaadım
kreşe de tembih ettim konuşsunlar d,ye
bakalım

28 October 2006

2003 yaz bebekleri

henüz oyungrubumuz yok ama yazbebekleri grubundan 3 ankaralı birbirimizin evinde toplanmaya başlıyoruz
can boran ve msıranın ilk buluşması 7 ocak 2005 odtü vişnelik brunch
 Posted by Picasa

uyku kardeşim ver elini...

can mısranın sevgilisi.... Posted by Picasa

nerden nereyee

öğrencilik hayatım boyunca beden eğitim dersinden nefret ettim ,boyum kısa olduğundan hep sıranın en ön ve en arkasında kalma kaygım eğer tek sayı ise ogün sınıf bu en arka veya en önde yalnız başına kalma kaygım ,bedenden eğitiminin bir top ve tozlu bir süngerden ibaret olması ,erkekleşmiş kadın hocalar beni çileden çıkarırdı ya hasta olurdum ya rapor alırdım bu derste.sonunda ne oldu beden eğitimi öğretmenliği mezunu bir kocam oldu :)kızım jmlastik bale ve ata binmeye bayılıyor falan falan Posted by Picasa

bayram seyran

şık latife de değişik biri
benim gibi senin gibi
ancak şık latife değişik biri... Posted by Picasa

dedem dedem

dedemle msıranın tanışması
topraktan çıkan solucan
suda boğulan solucan
emzar toprağını gübrelemek
insanoğlunun inanılmaz yaşatma güdüsü
gel anlat el kadar çocuğa dedenin ölümünü
ve keşke alsa idik bir aile mezarlığı iki kişilik
anneane ölümce bambaşa yere gömülecek
ucsuzbucaksız mezarlıklar
yol yol yön yön mezarlıklar Posted by Picasa

deli gözbebekleri

* trum trak trum trak makinalaşmak istemiyorum
hayatımı aylık taksitlere bölerek ertelemeli vadeler yaşamak istemiyorum
bugünü bugün gibi ,hayatı adam gibi yaşamak istiyorum
kızımın gözbebekleri hep gülsün istiyorum
*nazımdan alıntı (ilk satır) Posted by Picasa

anıtkabir merdivenleri

herşey daha güzel oalcak diye inanmak istiyorum ama narıl ne zaman bilmiyorum Posted by Picasa