04 October 2006

çatma kaşını

ben küçüktüm
sinirli ve küçüktüm
çok kırılgandım
kılıflarım ve duvarlarım vardı
başımı kitaplara dönerdim çoğunca
büyüklerin anlamsız sorularına kalkan olsun adına

ben küçüktüm
küçük ve yalnızdım
ben virgüldüm
anneanem nokta
beraber noktalı virgül olur gezerdik
çarşı pazar
gezerdik başka şehirleri

ben küçüktüm
küçük ve bulanık kafalı idim
hayata dair çok sorum vardı
üşenmeden cevaplardı
kitaplar okurdu bana hergece
hergece başka dünyalara giderdik

ben küçüktüm
küçük ve iştahsızdım
onun reçel kokardı elleri
sanki mutfak bir keşif yeri idi
patlıcan reçeli yaptı birgün hayret ettim sonra karpuz reçeli erkek incir toplardık ağaçlardan kaşınırdı heryerimiz ve hiç reçel yediğini görmedim onun bu heyecan sadece bize idi

ben küçüktüm
küçük ve yorgundum
kucağında uyurdum dizinde uyurdum
ellerinde büyürdüm
çatma kaşını derdi bana
ben dünyaya çok küstüm
korksun isterdim dünya kaşlarımdan
o da iz olcak derdi büyüyünce iki kaşının arasında

ben büyüdüm
büyük ve yalnızım
iki kaşımın arasında bir ince çizgi
anneanemin sözü kulaklarımda
iz kaldı bak alnımda senden bana hatıra

Pelin O.

No comments: