olmayan trenin düdüklerini duyuyorum gece gece
hadi onlar hayal diyelim uluyan köpeklere ne demeli
vucudum terliyor kalbim buz gibi
yine aryorum seni sanal yollarda
üşeniyorum arasam cebini öğrenirim nerdesin kimlesin
ama bakmazsan telefona daha derinleşecek sıkıntım bu yüzden
kokrkulu rüya görmeme felsefesi ile fesleðensel bir acı yaşıyorum
evet altını çizmeli...
yaşıyorum ...
gece vakit çok geç doğrusu sabah karşı aslında
saatlerce önce bir aşk filmi izledim
sonrası geldi bir daha uyuyamadım özlemekten seni
başka kadınlara yazdığın şiiirleri kıskanıyorum
şaka gibi bir mısralar arası şirret bir kıskançlık krizi
bugün kızımla başbaşa yemeğe gittik ilk buluşma gibi heyecanlandım
ama o büyüyüp başka heyecanlar yaşadıkça
içimde şimdilik kapanmıþ görünen boşluk büyüyecek
35 ime girdim
ne korkutucu yaş
ev alma emekli olma kaygıları
taksitlere bölünmüş hayatımıza bir de bu eklendi işte
ben yaþlandım ama kalbim hala genç
çarpmak istiyor birbiçimde birilerine özelce
...
konuştum ya senle bir kaç haftaönce
mutluyum dedim
evim işim karım
hayat bu olsa gerek ...
mutsuzluğum karım yok diye mi acep *
...
bir kere üzdüm seni
senin üzmelerin yıllarca sürecek
kara saplanmış bir bisiklet gibiyim üçtekerlekli
ve bu karlar niye erimez hala bilmemekteyim
anasından yalnızlık ve gözyaşı miras bir nesil yetişiyor
ah neredesin bir bilebimsem yatar uyurum yarınki oyuna kadar
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment