11 July 2006

aşk bavulunu topladı ve el sıkıştı dostlukla

22,2,2002
herşeyi ayırmak ikiye, beşe ve onsekize ne kadar zor ...ama biraz daha
yanyana ve burun buruna yaşarsak.anılarımız bile kalmayacak ayrılınca
anlatacak.oysa güzel bir tabloyduk acemi bir ressamın elinden çıkmış
.çok öğrenciydik o zamanlar ne dekorumuz vardı arkamızda, ne de nü olacak
kadar açıktık hayata .olmadı baştan bitmeliydi ben hep dedim .seve
okşaya, güle oynaya bitmeliydi. ne de olsa hep yarım kalan şarkılar güzeldi
, kavuşamayan aşıklar hikayeydi. şimdi çok yorgunum. artık birbirimizi
kırmıyoruz bile sadece bileyliyoruz . sivrildikçe daha can acıtıcı
,daha yaralayıcı oluyoruz. ne kadar telafi edilemez cümle var aramızda ...

artık bir odaya; günlük hayat kostümlerini ve gece düşlerini sığdırma
zamanı. tek kişilik yataklara enine yatma zamanı. balıkçılar çoktan
toplamış ağları üstümüzden .içinde çırpındığımız hayatın vazgeçilmez
sandığımız dayatmaları .'olmazsa olmaz 'dediklerimiz aslında olmazsa oluyor
.sahip olmazsak daha mutlu oluyoruz. hiç de 'seviyorsan rahat bırak
döner kürkçü dükkanına ' durumlarında değil sevgiler. evet nefes almalı
sevgi ,kendini geliştirmeli ,başka başka aynalarda da tanımlayabilmeli
kendini insan .bugün ertuğrul özkök'ün bir yazısı vardı ;tek başına
tatile çıkmak isteği ve bunu karısına anlatamama kaygıları,sonra tatilin
ilk günü hissettikleri ve hayatındaki boşluk. düşündüm ;ne kadar erken
yaşamışız bazı şeyleri .pişmanlık mı hayır ,olsa olsa yorgunluk ve yürek
sızıları .

herşeyin bir ömrü var. çiçeklerin ,şapkaların ,acıların ,çok sevdigim
köpeğimin bile bir ömrü var .kuşkusuz aşkında ömrü var ,bir kitap gördüm
dün gece sahaflarda yanılmıyorsam 'aşkın ömrü üç yıl' diyordu. hiç saat
tutmadım bu konuda abla diyorsa doğrudur. ama büyüğü ,küçüğü ,uzunu
kısası,imkansızı ,vazgeçilmezi yok sadece 'bir' ömrü var aşkın . ha bir de
insanlar için var mı bilemem ama reenkarnasyonu da 'asla' yok öldü mü
ne dirilebilir ne ruhu çağrılabilir ne de anma günleri düzenlenir...

No comments: